Bizimle iletişime geçin

Köşe Yazıları

ESNAFIN “AHI” MI, ADAYLARIN “ŞOVU” MU?

Yaklaşık

tarih

Yalova sokakları bugünlerde bir “seçim dekorundan” ibaret. Her köşe başında devasa afişler, her sosyal medya mecrasında sponsorlu “gülümsemeler”, her telefon ekranında izinsiz kurulmuş WhatsApp gruplarının gürültüsü…

Sanırsınız ki Yalova esnafı dertten arınmış, tek eksiği bir “klip”miş!

İsimleri bir kenara bırakalım; çünkü sergilenen bu tiyatroda şahıslar değişse de senaryo hep aynı. Gelin, o ışıltılı billboardların arkasındaki gri gerçeği konuşalım.

Billboardlardaki Gülüşler, Dükkandaki Yüzleşmeler

Milyonluk PR bütçeleriyle esnafın karşısına çıkanlara sormak lazım: O afişlere harcadığınız paralarla kaç esnafın bir aylık kirası ödenirdi? Kaç dükkanın ödenemeyen elektrik faturasına merhem olunurdu?

Esnafın cebi boş, borcu gırtlağındayken; yüksek prodüksiyonlu kliplerle “kahramanlık” taslamak, bu şehrin cefakar ticaret erbabının zekasıyla alay etmektir. Kimse kusura bakmasın; esnaf o klipleri izlerken “ne kadar güzel çıkmışsınız” demiyor, “bu değirmenin suyu nereden geliyor?” diye soruyor.

Dün Sustuklarınız, Bugün Vaat Ettikleriniz

Bakıyorsunuz; dün yönetimde olup her kararın altına imza atanlar, bugün “her şey yanlış” diyerek meydan okuyor. Dün kriz kapıyı çaldığında telefonunu meşgule alanlar, bugün dükkan dükkan gezip “hal hatır” soruyor.

Bu şehirde esnafın hafızası tazedir. Kimin zor günde dükkana girip “bir derdin var mı?” dediğini de, kimin sadece seçim takvimi netleşince “samimiyet” maskesi taktığını da çok iyi bilir. “Bizim basınımız, bizim listemiz” diyerek gazeteciliği kendi PR ofisine çevirmeye kalkanlar, yarın odayı da kendi “özel mülkü” gibi yönetmeye kalkacaktır. Bu tehlikeyi görmek için müneccim olmaya gerek yok.

WhatsApp Gazeteciliği ve “Sipariş” Manşetler

Basını bir “ilan tahtası”, gazeteciyi de “sipariş memuru” sanan bir zihniyetle karşı karşıyayız. İzinsiz eklenen gruplar, emrivaki haber servisleri, “noter tasdikli” gövde gösterileri… Bunlar esnafın derdine derman değil, sadece adayların egosuna ciladır.

Yalova esnafı; kriz anında ortadan kaybolan, sadece koltuk sallanınca sahaya inen “figüranları” değil; yükü gerçekten omuzlayacak, protokolden çok pazar yerinde ter dökecek bir irade bekliyor.

Son Söz: Esnafın Kantarı Belindedir

Bu seçim; kimin klibinin daha çok izlendiği veya kimin afişinin daha büyük olduğu seçimi değildir. Bu seçim, esnafın haysiyet mücadelesidir.

Adaylara naçizane tavsiyem: Esnafın dükkanına girerken cebinizdeki PR bütçesini değil, yüreğinizdeki samimiyeti getirin. Çünkü o esnaf; sizin sponsorlu reklamlarınızı değil, ödeyemediği Bağ-Kur primini, artan kirasını ve sahipsiz bırakılmışlığını düşünüyor.

Sözün özü şudur: Sahne ışıkları söndüğünde, o dev afişler söküldüğünde geriye sadece esnaf ve dertleri kalacak. Sandık günü geldiğinde; esnaf o klipleri değil, o zor günlerde açılmayan telefonları, uzatılmayan elleri hatırlayacak.

Senaryo yazanlar değil, gerçekten iş yapanlar kazansın. Çünkü bu esnaf; şovunuzu izler, notunuzu verir, sandıkta da hesabınızı keser!

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Bir Cevap Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir