Köşe Yazıları

Yürek Deminde Esnaflarımız

Sıcak günler başladı. Ramazan ayının son günlerine geldik. Geçim derdi sınırda her gün kat be kat bizi yenmeye çalışıyor . Hala direniyoruz.

Bugünlerde babamın sözleri aklıma geliyor. Babamla beraber esnaf arkadaşlarını ziyaretlerimizde ” Yalova’nın bel kemiği esnaflardır” derdi. Esnaflar olmaz ise Yalova çöker . Esnaf kaldırır . Asıl bizi bile yöneten esnaflardır derdi. Bugün bunlara kim inanıyor bilmiyorum ama bildiklerim ve öğrendiklerimi ben uyguluyorum. Alış verişlerimi yerli esnaftan yapıyorum. Reklamlarımı esnafa destek amaçlı haberle sunuyorum. Esnafımızın ne günler gördüğünü geçimlerini ne zorluklarla yaptığını biliyorum.

Eski Yalova da bir çok esnaf tanır idim. Şimdi bir kaç esnaf ancak dayanabiliyor bu hayatın zor aşaması olan ekonumik krize. Her hafta bir kaç esnafın kapattığına şahit oluyoruz. En fazla bir ay dayanabiliyor yeni açan esnafta zor günler diyorlar.
Nasıl geçti bugün diye sorduğumda 3-4 günden beri siftahsız kapatıyoruz diyorlar . Eve ekmek götürmek için her gün açmak zorundalar . Dükkan açmakta zor bir durum dükkanı bekliyorlar gelen geçene bakıyorlar belki bir kaç kişi gelirde en azından dükkanın elektriğini vergisini lirasını öderim diyorlar .
Ne kadar kolay geliyor bizlere her gittiğimiz esnafı gezer iken bunları hiç düşünüyor musunuz?

Hayatın cilvesi diyorsunuz . Bizde aynı durumdayız diyenleriniz var . Her gittiğiniz küçük esnafa ne kadar olur en son demiyor musunuz? Hayat demeyin. Çay bahçesine gittiğinizde çayınızı içtikten sonra ne kadar olur en son diyebiliyor musunuz ?

Hayat gaillesi ne yapalım bizde geçinemiyoruz diyorsunuz . Yerel esnaf olmaz ise nereden alacaksınız . Paranız çıkışmadı markette yarın getiririm diyebiliyor musunuz? Her sabah gülen yüzle bir ekmek ve bir gazete alacağım yısıf efendi diye biliyor musunuz Avm’deki esnafa …

Sokak aralarına kurulan pazarları özledim. O küçücük tezgah başında dikilen çorapçı Bahar abla ve eşini özledim mesela. Zerzevatçı kadir abiyi özledim Hatta patatesçi Nuri babayı öne güzel ürünleri dizip arkaya ne kadar ezik domates yerleştiren kel pimpirikli üç kağıtçı Mustafa abiyi özledim. Nerede o eski pazar esnafı …

O eski pazar esnafı gitti yerlerini üretimlerini fabrika çıkışları yapılmış İstanbul Adapazarı esnafı almış bile. Şimdi ne yapacak bu yerli esnaf nerede ve nasıl geçinecek. Hayat gailesi bu demek mi şimdi ?

Esnaf kan ağlar iken bizim gülmemizi bekleyemezler sanırım. Yalova değil sadece her il de sahip çıkın esnaflarımıza yerli üretim devam ettiği ve yerli esnafa sahip çıkıldıkça büyürsün. Gelişirsin ve hatta üretir projeler getirirsin.

Gönlü güzel esnaflarımızla dolu idi Yalova Müzeyyenin sofrası isimli butik restorant vardı mesela her kapısının önünden geçerken dışarıya taşan mis kokulu yemeklerden kendimi alamazdım. Çay içmeye dost hal hatır sormaya Kaya çay evine uğrardım. Karşı tarafında bulunan petshop’a uğrar yeni kuşlar geldi mi Vildan diye sorardım Ayak üstü sohbetin ardından Ara sokak kafe de kahvemi içmek için hızlı adımlarla yürürdüm . Bilirdim ki o saatlerde Ara sokak kafe tenha olur rahatça çalışabilirim diye düşünürdüm. Şekersiz americamo hazır ve arka bahçeye geçerdim.

Arka bahçede sıcacık bir ortam soba çıtırtısı elimde kahvem diğer elimde kitabım kurulurdum masaya sessiz bir ortam alttan gelen nostaljik şarkılar eşliğinde yazılarımı yazar kitabımı okurdum. Şimdi yok . Kapatıldı.

Ara sokak kafenin yan tarafında yine kahve kokulu keklerin ve güler yüzlü dostların kafesi vardı . Cuma akşamları nostalji müzikler çalarlardı. Cumartesi günleri nostalji film kuşağı yaparlardı. Artık yok. Kapandı.

En güzel mekanlar gitti geri gelmeyecek. Huzur aldığımız selam verip selam aldığımız esnaflarımız gün gelecek birer birer gidecek. İnsanlar mutlu olduğu her hangi bir anıyı yitirince hayata umutsuz bakarlar derdi babam . Haklıymış…. Ben eski esnafları özlüyorum.

Biz birbirimize bile sahip çıkamadığımız şu günler de en azından yerel esnaflarımıza sahip çıkalım. Huzurlu bereketli değer verilen bir hafta diliyorum.

Bunlarada Gözat

Bir Cevap Yazın :

%d blogcu bunu beğendi: