Güncel Siyaset

Yöneten,Yönetilen,Talep Eden Değil Önüne Konana Razı Olan Yalova Olduk

Demokrat Parti Yalova İl Başkanı Ahmet Özsümer dün yaptığı basın açıklamasında ”  Maalesef son yıllarda göreve gelen iktidar partisi temsilcileri, kendilerini Yalova’nın, Ankara’daki temsilcileri olarak görmek yerine, Ankara’nın, Yalova’daki temsilcileri olarak görmek gibi bir zafiyet içindeler. Halktan uzak, makam odalarına kapanmış, korumalar eşliğinde hareket eden, sorgulamaya, sormaya çekinen, siyasi anlayışın bedelini tüm Yalova ödüyor.

Belediyeyi çalışamaz duruma getirmek birlikte yönetmek değildir.  Yalova Belediyesinin avukatlığına soyunmadık, geçen dönem YASKİ için verdiğimiz mücadeleyi Yalova biliyor. Basın toplantılarımız devam edecek, sadece Yalova belediyesi değil, Yalova’daki tüm belediyelerin ve yerel yönetimlerin takipçisi olacağız .

 Yalova belediyesi hepimizin, kaybettik diye cezalandırmak doğru değil, Yalova Belediyesi güçlü olmalı, kim yönetirse, yönetsin. Meclis çoğunluğu bizde diyerek, kredi talebini engelleme, zor durumda bırakalım, yönetemez duruma düşürelim, belediye yönetimine kayyum atansın zihniyeti, mağlubiyeti içine sindirememe ve intikam alma içgüdüsü ile hareket etmekten öteye geçemeyen ucuz siyasettir. 

 Yalova’nın bütün sorunları bitti, bir Yalova Belediyesi mi kaldı. Borcu olmayan belediye var mı da, Yalova belediyesine ekonomi ve tasarruf dersi veriyorlar? Bu bütçeyi siz onaylamadınız mı? Özel kalem bütçesinde imzanız var mı ? 2014 yılında belediyeyi, kendi elleri ile hediye edenler, bu gün siyasetçilik oynuyor. 2014 seçimlerinde Gül gibi geçiniyordunuz, şimdi ne oldu ? Geçen dönem, sadece, SGK borcuna karşılık mahsuplaşması talep edilen ve mecliste red edilen, Emniyete tahsis ettiğimiz binayı devretseydik, emniyete tahsisi SGK yapsaydı ne olurdu? Belediyenin borcu en az 50 milyon az olurdu, zoraki gurup kararlarıyla oluşan kamu zararının hesabını kim verecek?

Yasaların Belediye Başkanı’na verdiği şirket yönetimini belirleme yetkisini, genelge ile meclise devir etmek ayrı bir garabettir. Belediye, çalışanlarına maaş ödeyemez, yaptırdığı işlerin karşılığını veremez duruma düşerse, bunun siyasi vebali döner dolaşır bu zihniyeti bulur. Hayırda varız diyorsanız bir araya gelin, Yalova Belediyesinin kamuya tahsis ettiği mülklerin bir bölümünü, kamu borçlarına karşılık mahsuplaşma yoluna gidin, zaten bu mülkleri resmi kurumlar kullanıyor. Belediyeler bütçeleri ile bina yapıyor, iyi niyetli olarak kamudan tahsis talebi geldi mi tahsis ediliyor, ama kamu borçları devam ediyor, üstüne üstlük birde faiz çalışıyor. Borçlanan kim? Yalova halkı. Borcu yönetilebilir seviyeye çekin. Bunu iktidar partisinin belediyeleri yapıyor. Biz 4.5 yıl sonra, sandıkta, borçsuz bir belediye, devralmak istiyoruz.

YALOVA TARİHİNDE, SİYASETİN ETKİSİZ ELEMAN OLDUĞU BİR DÖNEM YAŞIYORUZ.

Yalova da siyasi iradenin atanarak göreve gelen bürokrattan farkı kalmadı. Bunun sebebi, belki kongrelerde dahi, atanarak göreve gelmelerinden olabilir. İşleyen kurumlar dahi deneme yanılma yöntemiyle iş yapamaz duruma getirildi. Sorgulama, inisiyatif koyma, Yerel iklimimize uymayan keyfi tasarrufların uygulanmasına dahi, bırakın hayır demeyi, efendim bir kez daha düşünseniz deme lüksleri bile yok. 

ULAŞIM DA TARİH YAZIYORUZ ! 

17 Ulaştırma Bakanı görmüş, Yalova-Armutlu otoyolu. 2002 de sn. Binali Yıldırım Ulaştırma Bakanı olduğunda 47 yaşındaymış, 4 dönem bakanlık yapmış, 1 dönem başbakanlık, bir dönem TBMM Meclis Başkanlığı, aralarda da 3 defa Büyükşehir Belediye Başkan adayı olmuş, 45 kilometrelik yol inşaatı hala devam ediyor. Sayın YILDIRIM bu gün 64 yaşında. Soran var mı? Yok. Ama, Dörtyol’a köprülü kavşak yapıldı mı, koşturan koşturana, sanki fotoğraf çektirme alanı, Alternatif çevre yolu, yılan hikayesine döndü, akıbeti belli değil. Üst ölçekli planlar bahane edilerek ! 5 yıldır birçok konu öteleniyor, hal böyle olunca belediyelerin eli, kolu bağlanıyor..

 EĞİTİMDE, 1999 DEPREMİ SONRASI ÇADIR OKULLARIMIZIN OLDUĞU DÖNEMİ ARAR DURUMA GELDİK

Çadır okullarda Türkiye’nin ilk üç ili arasına giren Yalova’nın eğitimde esamesi okunmuyor. Deprem sonrasında yıkılan, güçlendirme geçiren eğitim kurumlarımızın olduğu, öğrencilerimizin çadırlarda, prefabrike binalarda eğitim aldığı dönemlerde Yalova eğitimde Türkiye’nin önde gelen illeri arasındayken, bu gün geldiğimiz yer ortada. Ama Iraklı göçmenlere, apartmandan bozma binayı okul yaptırmaya, meteoroloji arsasına okul binası dikmeye gelince, bir günde zoraki aldırılan gurup kararları da gördük. Aman ha, sakın itiraz etmeyin talep Ankara’dan geldi. Resmi kurum talebi tartışılamaz, onlar Yalovayı bizden iyi bilirler. Üniversite ayrı bir alem, Her yıl öğrenci sayısı azalan tek üniversite. Ama neyse büyük sorun çözüldü, girişi köprü altından kurtarıldı, bir kaç yüz metre geriye taşınıyor. Talep patlaması yaşarız artık.

SAĞLIKTA DEVRİM, 400 YATAKLI HASTANE, O HASTANE YALOVA’DAKİ SURİYELİLERE YETMEZ

Şimdi diyecekler ki, sağlıkta daha ne yapalım, 400 yataklı hastane yapıyoruz. Hastaneyle yatıyoruz, hastaneyle kalkıyoruz, ihalesi yapılıyor, hepsinden ayrı açıklama ’’ihalesini yaptık’’, inşaat şantiyesi kuruluyor, yine aynı manzara, ardı ardına açıklamalar, ‘’ bak yapılmayacak diyordunuz, gördünüz mü ‘’, hafriyat çalışmaları başladı, Eyfel Kulesi sanki, onunda önünde resim çektirmeyen kalmadı. O hastane bittiğinde Yalova’da yaşayan Suriyelilere yetmez. Ve en komiği hastane yapılıyor, söylenen 2000 kişiye istihdam sağlayacağız, sanki fabrika kuruyorsunuz. Beş yılda, daha hastane temelini atamadılar, Biz Yalova’yı 1 senede il yaptık. Yalova Devlet hastanesinde bazı hayati önem taşıyan bölümlerde ya doktor yok, ya da tek bir doktor hizmet vermeye çalışıyor, ondan da direk randevu alamıyorsunuz, başka bir doktorun havale etmesi lazım. Bir çok doktor özel hastanelere transfer oldu. Hasta odalarını gezip resim çektireceğinize, makam odasında halk günü yapacağınıza, gündüz devlet hastanesinin polikliniklerini, akşamları acil servisi gezin, vatandaş ne durumda bir bakın.

 5 YIL GÖZLERİNİZİ KAPADINIZ, KULAKLARINIZI TIKADINIZ, ALT YAPI, DEVLET DESTEĞİ OLMADAN OLMAZ, DESTEĞİNİZİ GÖRELİM ARTIK

Yalova’nın bize göre öncelikli konularından biri, geçen 5 yıl siyasi ön yargının aşılamadığı konulardan biri. Geçen dönem YASKİ’de Güneş Enerjisi Santralini kurmadan önce ilk projemiz, deprem de kopan derin deşarj hattının yenilenmesi olmuştu. İki yıl içinde devreye soktuk ve şu an kıyıdan 1000 metre açığa ve 40 metre derinliğe, atık sularımız arıtılarak deşarj ediliyor. Ancak kanalizasyon hatlarına ciddi anlamda yağmur suyu ve içme suyu hatlarında ki kaçaklardan dolayı temiz su karışıyor. Ayrıca içme suyu isale hattı artık ömrünü tamamlamış durumda. Ne durumda olduğu belirsiz borular ile evlerimize içme suyu veriliyor. Belediye elindeki imkanlar nispetinde lokal müdahaleler yapsa da, hazırladıkları isale hattı projesinin en kısa zamanda hayata geçmesi önem arz etmektedir. Bu konuda Belediye, Yeşil Körfez Su Birliği işbirliğine, bizim belediyemiz, onların belediyesi demeden devlet desteği, sağlanmalıdır. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği ‘’ Şerde fren, hayırda destek olacağız ‘’ ifadesine, bu konuda bari uymalarını temenni ediyoruz.

 20 YILDIR DEPREMLE İLGİLİ TEK YAPTIĞIMIZ 17 AĞUSTOS’DA MEVLÜT OKUTUP, HELVA DAĞITMAK

Kentsel dönüşümde, çivi çakılmayan il Yalova. 2009 yılında göreve geldiğimiz de şehrin göbeğinde, depremin en derin izlerini taşıyan Hacmehmet Ovası önceliğimiz olmuştu. Enkaz halinde ki binalar, kapanmış sokaklarıyla, izbe, karanlık bir ova. 3 defa sırf siyaset yapma uğruna yaptığımız planlar mahkemelere taşındı, iptal edildi, yılmadık yeniledik, 2.5 kat ve %30 olan imar planlarını 3 kat ve %40 olarak değiştirdik. O günler de ölüm ovasını imara açıyorlar dediler, Bu gün adı Adnan Menderes mahallesi ve o gün mahkemeye verenler, bu gün örnek mahalle ilan etti. Ardından Bağlarbaşı mahallesinde kentsel dönüşüm projesi hazırlandı, ihalesini yaptık, kazma vuracağımız dönem seçimler geldi proje rafa kalktı. Çok emek verilen bu projenin devlet tarafından yapılması için devreye girdik, bu gün geldiğimiz nokta, karlı bulunmamış. Emniyet güçlerinin en çok mesai verdiği bölgede karlı değil diye devlet kentsel dönüşüm yatırımı yapmıyor, sokakta uyuşturucu içip komaya giren gençleri toplamak, silah sesleri eşliğinde uyumak daha ucuz herhalde. Cumhurbaşkanı, alan bazlı kentsel dönüşüm diyor, bakıyoruz, belediye 4 kat ısrarını her yerde sürdürmeye devam ediyor, o da haklı, tek başına sorumluluk almak istemiyor. Çevre Şehircilik Bakanlığı bu işi ne zaman bizden alacak diye bekliyor, meclis çoğunluğu olan iktidardan da tık yok, aman ne halleri varsa görsünler, bu topa girmeyelim diyerek kulaklarının üstüne yatıyorlar, deprem yaşamış, 40-50 yıllık binalar cephelerini yenileyip ayakta durmaya çalışıyor. Deprem yaşamış binalardan en kısa zamanda kurtulmamız lazım, bu konuyla ilgili teşvik edici plan notlarının acil alınması lazım. Hem hayat kurtaracak hem de belediye ve sektöre taze kan olacak bu konuya öncelik verilmesi lazım. Hiç kimse üst ölçekli plan mazeretinin arkasına sığınmasın. 15 gün sonra birlikte deprem anıtında helva dağıtıp  unutmadık unutturmayacağız diyerek dua etmek çözüm değil. 

YALOVA’NIN SORUNU SURİYELİLER DEĞİL, EV SAHİPLİĞİNİ BECEREMEYİP SESSİZ KALAN, SİYASİ İRADE

Yalova da yaşanan şu an ki Suriye ve Irak’lı işgali, Ankara’dan gelen her fanteziyi emir olarak kabul eden siyasi zihniyetin eseridir. Yasa, ‘’geçici koruma altında olan yabancıların tabi olduğu Kanun ve Yönetmelik maddeleri hiçbir koşul altında Türk vatandaşlarına sağlanan hak ve imkanlardan fazla olacak şekilde yorumlanamaz. ‘’ diyor. Yalova’da manzara, evlere şenlik, resmi rakam, kılçıksız 28.000, bir de kaçaklar ve Yalova’nın sahipsizliğinden diğer şehirlerden gelenler ile neredeyse merkezde yarı yarıyayız. Her türlü , iltimas ve imtiyaza sahip bu vatandaşlar şehre çökmüş durumda! Sesleri çıkıyor mu yok. Bu konuyu gündeme kim taşıyor? Yalovalı, Yalovaspor’a gönül vermiş, genç kardeşlerimiz taşıyor. Kısacası, şu an Yalova’ya siyasi irade hakim değildir. Biz, ilçe başkanının, şehrin menfaati için, bakana, genel başkana, başbakana hesap sorduğu bir Yalova’da yetiştik. Sayın Cumhurbaşkanımız; ‘’AK Parti sırça köşklerde siyaset yapan, halka tepeden bakan siyasetçilerin yeri değildir.’’ dese de, Yalova 17 yıldır, aynı yerde. ”dedi.

Bunlarada Gözat

Bir Cevap Yazın :

%d blogcu bunu beğendi: