Köşe Yazıları

Hıdırellez ve Anneler Günü

Yalova da eski günlere dönmek birazda o günleri yad etmek için sahile çıktım. Ne kadar değişti diye düşünmemek elde değildi. Sahildeki köprüye vardığım zaman köprünün tahtadan olduğu ve aradan derenin gözüktüğü aklıma geldi.

Babamın aman dikkatli geç demesi kulağımda çınladı. Külahta sütlü dondurmanın tadını damağımda hissettim. Üzerine bol fındık alerjisi var bu küçük cimcimenin deyişi ve o kocaman tebessümle bana bakışı geldi.

Hayat gibi Yalova da değişti. İnsanlarımızda değişiyor. Eski Yalovalılar az kaldık. Yol da görsek de selam vermeyenlerimiz var.

Bahar bayramı yakınlaştı. Ateş yakacak mıyız? Üzerinden atlayacak mıyız? Önce sağlık sonra varlık diyerek…

Pikniğe gidecek miyiz? Elimizde termosumuz ve piknik sepetimiz ile…

Anneler günü de geliyor. Yine annesiz bir anneler günü her yıl mezarına giderek nefesini duyamadan kokusunu alamadan ellerini öpemeden dualarla andığım anneme anneler günün kutlu olsun demek ne kadar zor ne kadar yürek burkan bir durum bilir misiniz?

Annesi yanında olanları gördükçe imrenmek yaşlı gözlerle bakmak ne demek bilir misiniz?

Annesiz bir anneler günü yad etmek nedir bilir misiniz ?

Şaheser Melek: Bir zamanlar dünyaya gelmeye hazırlanan bir çocuk varmış. 
Bir gün Tanrı’ya sormuş;
“Tanrım, beni yarın dünyaya göndereceğini söylediler. Fakat, ben o kadar küçük ve güçsüzüm ki, orada nasıl yaşayacağım?” 

“Tüm meleklerin arasında senin için bir tanesini seçtim, O seni bekliyor olacak ve seni koruyacak. Meleğin sana hergün şarkı söyleyecek ve gülümseyecek. Böylece sen onun sevgisini hissedecek ve mutlu olacaksın.”
“Peki, insanlar bana birşey söylediklerinde, dillerini bilmeden, söylediklerini nasıl anlayacağım?” 

“Meleğin sana dünyada duyabileceğin en tatlı ve en güzel sözcükleri söyleyecek. Sana konuşmayı, dikkatle ve sevgi ile öğretecek.” 

“Peki, ben seninle konuşmak istersem ne yapacağım?” 

“Meleğin sana ellerini açarak bana dua etmeyi de öğretecek.” 

“Dünyada kötüler olduğunu da duydum. Beni onlardan kim koruyacak?” 

“Meleğin seni kendi hayatı pahasına da olsa koruyacak.” 

“Fakat, ben seni bir daha göremeyeceğim için çok üzgünüm.” 

“Meleğin sana sürekli benden söz edecek ve ulaşmanın yolunu öğretecek.” 

O sırada cennette bir sessizlik olur ve dünyanın sesleri cennete kadar ulaşır. Çocuk gitmek üzere olduğunu anlar ve son bir soru sorar; 

“Şimdi gitmek üzere isem, benim Meleğimin adı ne?” 

“Meleğinin adının önemi yok yavrum. Sen onu, “ANNE” diye çağıracaksın.” 

Dünyamızdaki bütün annelerin ve anne adaylarının anneler gününü kutlarım. Ebetiyete intikal etmiş annelerimize de Allah’tan rahmet dilerim. Nice Anneler günününe unutmamak hatırlanmak dileğiyle …

Bunlarada Gözat

Bir Cevap Yazın :

%d blogcu bunu beğendi: