Güncel Siyaset Yalova

GELECEK PARTİSİ 1.OLAĞAN GENEL KONGREYE HAZIR

Yolsuzluk, yoksulluk ve yasakları önleyeceğiz iddiası ile yola çıkıp, beklentilerin üstünde bir gayretle 1 Kasım günü olağan Genel Kongresini gerçekleştirecek Gelecek Partisi yazılı basın açıklaması yaptı.

Basın açıklaması şöyle ,” Değerli basın mensupları, İnsan onurunu korumak ve yüceltmeyi Siyasetinin temeli yapan partimiz 1. Olağan genel kongresi ile aşılamaz denilen eşiği 1 Kasım pazar günü geride bırakıyor.

Hatırlayacaksınız Parti kuramaz demişlerdi, partimizi tüm Türkiye’yi kapsayan Türkiye mozaiğini yansıtan kurucularımızla kurduk. Parti kursalar bile örgütlenemez, çalışacak üye bulamaz demişlerdi, ancak biz bugün 70 ilimizin il teşkilatını oluşturduk, 243 ilçenin kongresini tamamlayarak 44 ilin il kongresini gerçekleştirdik, Dünyada ve ülkemizde seyreden salgınının olumsuz etkileri ve alınan önlemlerin etkisine rağmen, Her türlü baskı tehdit ile dolaylı dolaysız baskılara rağmen, büyük kongre yapma koşullarını tamamlayarak 1.olağan genel kongremizi 1 Kasım 2020 pazar günü saat 10.00 da Ankara Anfa Fuar ve Kongre merkezinde gerçekleştireceğiz.

Anadolu’dan esen rüzgara baktığımızda teşkilatlanma çalışmalarında partimize katılan on binlerin çok kısa zamanda yüzbinlere ve inşallah çok yakın bir zamanda milyonlara ulaşacağının haklı umudunu taşıyoruz. Yolsuzluk yoksulluk ve yasakları önleyeceğiz iddiası ile siyaset sahnesine çıkan iktidar partisi maalesef geçen bu süre zarfı içerisinde bu ilkelerin tamamını unutmuş, unutmakla kalmayıp yolsuzluk, yoksulluk ve yasakları doğuran, besleyen, yeşerten bir yapıya dönüşmüştür. 3y ile mücadele etmek için yola çıkanlar bu mücadeleyi unutup ülkenin başına dördüncü bir y’yi de musallat etmişler, Dördüncü y ile milletin gözünün içine baka baka kolaylıkla yalan söyleyerek ekonomik verileri çarpıtarak, millet fakru zaruret içerisindeyken uçuyoruz yalanları ile milleti kandırmaya teşebbüs etmektedirler.

Anadolu’yu karış karış dolaştığımızda aziz milletimiz derin ekonomik darlıktan yaygın işsizlikten, eş dost hısım akraba ayrımcılığından, ötekileştirici nefret dilinden ve yaygın korku ikliminden duydukları kızgınlığı, kırgınlığı açıkça dile getirmektedirler. Gördüğümüz odur ki derin bir dip dalga oluşmaktadır. Hukuki sürecin gerektirdiği şartları yerine getirerek 1. Olağan genel kongresini yapmaya hak kazanan gelecek partisi bu zor zamanlarda milletimiz adına her türlü sorunu dile getirecek tüm meseleleri konuşacaktır. Oluşturulan korku duvarlarını yıkarak, ülkemizin içerisine girdiği kısır döngüye dur diyecek ve milletimizin hayallerinin yok edilmesine karşı duracağız.

Milletimizin gerçek gündeminin yani işinin, aşının, onurunun takipçisi olacağız. Ülke sathında oluşmakta olduğunu gözlediğimiz derin dip dalganın lideri olarak, aziz milletimizi güvenli bir limana eriştiren amiral gemisi olacağız. Kimse ümitsiz olmasın. Kimse karamsarlığa kapılmasın. Partimiz ülkemizi temel hak ve özgürlüklerin korunduğu demokrat, adil, özgürlükçü müreffeh bir seviyeye taşıyacaktır. Gelecek senin gelecek Türkiye’nin mesajını vereceğimiz kongremizin ülkemize hayırlar getirmesini temenni ediyor tüm haklımıza güvenli, güçlü, adaletli bir gelecek vaat ediyoruz.”

Gelecek Partisi Yalova İl Başkan Vekilinin Yazısı Trabzon Basınında

Gelecek Partisi Yalova İl Başkan Vekili ve Siyasi İşler Başkanı Recep Adıgüzel sosyal medyada paylaştığı yazısı Trabzon’a kadar haber oldu.

ensondakka.com

Recep Adıgüzel Sosyal medyadaki yazısında ”

KİMDİR BU GELECEK PARTİLİLER
Gelecek partisi olarak bizler;
Mavi gök kubbenin altında, dalların yeşil, tarlaların sarı, kuşların çiçeklerin özgürce açtığı, kimsenin derdinin olmadığı, gönüllerde hasrete yer olmayan, kardeşçe huzur içinde yaşanan, sen ben farkının olmadığı, zengin fakir ayrımının yapılmadığı, herkesin evinin barkının, işinin aşının olduğu, sevmenin gönülden olduğu tek şikayetin ise ölümden olduğu bir memleket istiyoruz.
Gelecek Partisi olarak bizler;
Alnımızda bir ayıp, koltuk altında saklımız gizlimiz olmadan, bağışlanmaz suçumuzun ise, sadece halkımızı ve vatanımızı sevmek olduğu bir yaklaşım sergiliyoruz.
Milletimiz;
Öfkeyi, Kızgınlığı, suçlamayı, acizliği, adaletsizliği, haksızlığı, liyakatsizliği, yalan söylemeyi, zulmetmeyi, alay etmeyi, ötekileştirmeyi, kibirlenmeyi, savaşmayı anlamsızlığı iktidara yakıştırdı…
Milletimiz bize ise;
Uysallığı, gönül almayı, hoş görmeyi, adaletli olmayı, doğru olmayı, sevmeyi, kucaklamayı, mazlumdan yana olmayı, alçakgönüllü olmayı, barışık yaşamayı, tüm vatandaşlarımızı eşit görmeyi bağışlamayıyakıştırdı…
Milletimizi, Kırdılar, döktüler, vurdular,
Gözyaşları sel oldu, evler yuvalar dağıldı,
Uzak yerlere göç ettiler, öz yurdunda garip oldular.
Bağıra bağıra sustular,
Yüreklerinin kıymetini bilmediler.
İktidarların ağızlarından çıkanları yüreğinden çıkmış gibi inandılar, yıllar sonrada aldatıldıklarını öğrendiler.
Bizler;
Sessizce çığlık atan, bağıra bağıra susmak zorunda olan, milletimizin sesi olmaya geliyoruz.
Kırmadan dökmeden hiç kimseyi dışlamadan Herkesi olduğu gibi kabul ederek kucaklamaya geliyoruz. On binlerce yıl bu topraklarda barışın sevginin medeniyetin tarihini yazmış, milletin evlatlarıyız. Doğu batı, sağ sol, Türk, Kürt ayrımı yapmadan eşit haklarla İNSANLIK ONURUNU temel kabul eden yeni bir medeniyeti birlikte oluşturacak ve GELECEK nesillerimize; ışık tutacak bizlerden onur ve gurur duyacakları, bir miras bırakmaya geliyoruz. . .
Tüm bunları Prof.Dr. Ahmet Davutoğlu’nun önderliğinde kurulan GELECEK Partisinin kadroları yapacaktır.
İnsanlarımız yoksul ve yoksun, yolsuzluklar aldı başını gidiyor, liyakat yok, temel hak ve hürriyetler, özgürlükler, ayaklar altında, adalet can çekiliyor, her şey bitti derken halkımız, GELECEK partisini göreve davet ediyor ve bitti denilen yerden tekrar başlıyoruz.
Bizler,
Hiçbir partinin devamı değiliz, Kurucu irademize bakıldığında her etnik kökenden her renkte ve yaşam tarzından insanların kurduğu bir siyasi parti olduğumuz net görülecektir.
Bizler; Sucu Bucu değiliz,
Sözde değil Özde ilkeleri olan ender siyaset yapan insanlarız. Özümüz ile sözümüz ile bir olanlarız.
Hem kardeşlikten barıştan birlikten ve beraberlikten bahsedecekler hemde uzattığımız eli havada bırakacaklar, yetmezmiş gibi bayramlaşmaktan dahi kaçacaklar.
Liyakatten bahsedecekler,
Eşlerini, dostlarını damatlarını gelirlerini bir bir devlet işlerine koyacak ve üçer beşer maaş alacaklar. Bankaların yönetim kurulu üyelikleri, kitlerin yönetim kurulu üyelikleri cumhurbaşkanı danışmanlarına bakan yardımcılarına il başkanlarına ilçe başkanları ve gençlik kolları başkanlarına tahsis edecekler. Birde çıkıp Haram helal dem vurup lapır lupur yiyecekler.
Kim ki “Devlet malı deniz yemeyen keriz” üslubu ile devletin içini boşaltıyorsa hakkımız haram olsun. Hem bu dünyada hem de ahirette onlara cehennem olsun.
İsraf israf diyecekler;
havanın rengine göre farklı farklı milyon liralık lüx araçlara binecekler, yetmeyecek onlarca koruma ordusu ile dolaşacaklar, yine yetmeyecek eşleri çocukları dayıları yeğenleri akraba taallukatları hepsine devlet araçları ve korumaları eşlik edecek, peki kendilerini kimden koruyorlar ? İstanbul boğaz manzaralı yalıları, sarayları kendilerine ve eşlerine dostlarına 49 yıllığına tahsis edecekler. Dün gece kondu da oturanlar bugün yalılarda ve milyon dolarlık villalarda ailece yaşayacaklar sonrada dinden dem vuracaklar israf israf diyecekler.
Özgürlük diyecekler,
Düşünen yazan konuşan herkesi gece yarısı göz altına alıp cezaevlerinde atacaklar. Üç tweet atana 9 yıl hapis verecekler, kendileri gibi yaşamayan her kesi ötekileştirecekler. Oysaki daha dün eski Türkiye’de şiir okuyanlar 10 ay hapis ile yatarken, şimdi yeni Türkiye’de bir tweet atanlar 9 yıl ceza veriyorlar. Kendilerine yakın olanlar ise ülkenin temel değerlerine küfrederken, vatandaşı öldürmek ile tehdit ederken bunları düşünce özgürlüğü olarak görecekler. Kimin terörist, kimin ise hain olduklarına hukuk değil onlar karar verecek. Dün terörist ve hain dediklerine bugün ise iş birliği teklif edecekler.
Adalet Ayaklar altında,
Hak hukuk adalet askıya alındı, bir tek kişinin dudağı arasında çıkan her şey kanun hükmünde kararname olarak çıkıyor, Yargı kararı olamadan devlet memurları ihraç ediliyor. İfadesi dahi alınmadan yargılanmadan 30 bin kişinin devlet memurluğu sona erdirildi. Göreve dönmesine karar verilen yargı kararları uygulanmıyor. Yargı mensupları siyasilerin baskısı altında şaşırmış durumdalar. Yasama yürütme ve yargı tek bir kişini emri altında.
Yolsuzluklar had sefada,
Ülkenin bütün kaynakları 10 şirkete ihale edilmiş durumda, 10 şirketin mal varlığı Türkiye bütçesinin 10 katı kadar. Dün imamlık yaparak geçimini sağlayanlar; vekil, bakan,bakan yardımcısı, müsteşar, oldular. Bunlardan bazıları çocukları ile birlikte Türkiye nin sayılı zenginleri arasında yerlerini aldılar. 17 – 25 aralıkta ismi yolsuzluklar ile anılanlar Meclis kararı ile aklanarak ödüller ve makamlar verildi. Halkın arazisini Yeşil alan ilan ettiler, vatandaşın elinden okul cami arazisi yeşil alan diye ellerinden aldılar, kendi yandaşlarına veridiler, denizleri doldurup kuleler diktiler, ormanları linç ettiler,dünün mücahitleri bugünlerin mütahiti oldular. Tüm bunlarıda vatandaşın gözünün içine baka baka yaptılar. Devlete ait araziler yandaşlarına adrese teslim peşkeş çektirdiler.
Genel başkanımızın kurduğu vakıfa kayyum atayacak, üniversiteye el koyacak sonrasında 8.000 öğrencisi olan 8 yıllık üniversiteyi kapatacak dönüp ülkenin bir çok yerinde devlet arazisi tahsis ettikleri üniversitelerdeki yolsuzluklara ticaretlere göz yumacaklar.
Terör ile mücadeleden bahsedecekler,
Sonra kırmızı bültende aranan teröristi TRT ye çıkaracaklar, çözüm sürecinden bahsedecekler sonra teröristlerin ayaklarına hakimi savcıyı götürecekler, meydanlarda terörist başının mektubunu okutacaklar, sonra çıkıp çözüm süreci de ne oluyor deyip milletin aklı ile alay edecekler. Fetöterör örgütü ile mücadelede milat 17 Aralık olarak görecekler,dönüp fetö vakıflarının mütevelli heyeti olanları milletvekili bakan yapacaklar, fetönün elini öpme sırasına girip boy boy poz verenleri milletvekili yapacaklar, sonra dönüp Fetö’nün siyasi ayağı yok diyecekler. Millete gelince tüm aileyi devlet işlerinden uzaklaştıracaklar, ama onların damatları ve gelinleri vekilleri ve bakanları olunca körleri ve sağırları oynayacak abisi bir numaralı terörist olanı da büyük elçi yapacaklar.
Sizi gidi sizi…..
Fetö ile mücadelede ayrı bir yaklaşım tarzı, pkk ile mücadele ayrı bir yaklaşım tarzı sergileyeceksiniz, teröristler ile mücadelede bile ayrımcılık yapacaksınız.
Ak partili siyasiler ALDANDIK deyince tövbeleri kabul olacak, vatandaş deyince suçu devam edecek.
Seçmen iradesine saygımız var diyeceksiniz;
Seçimlere katılma hakkının kazanan ve seçimlerde % 70 oy alarak belediye başkanı olanları iki ay sonra görevlerinde alıp, o ilin atanmış vali ve kaymakamını kayyım olarak atayacaksınız. Hakkında kesinleşmiş yargı kararı olamayanları kendi iki dudağınız ile yargılayıp tüm özgürlüklerini kısıtlayacaksınız.
Tüm bunlara yaşanırken körlüğü ve sağırlığı bir tercih olarak seçenler olabilir buna elbette saygı gösteririz.
Tüm bunlar yaşanırken “Benim şeyhim ne derse o olur” “o seçilmiş biridir ne derse doğrudur” “o olmazsa ben sen olmazdık” deyip iradesini tek bir kişinin iki dudağı arasına koyabilir, elbette saygı gösteririz.
Tüm bunlar olurken Rızkın Allah’tan değil kuldan geldiğine inanarak kendisinin ve ailesinin geleceğini düşünerek daha fazla imkan daha yüksel makam derdi ile geleceğe yatırım yapanlara elbette saygı gösteririz.
Ama hiç kimse GELECEK Partisinde ve kadrolarından bunlara suskun kalmasını beklemesin.
Bizler ülkemizi vatanımızı devletimizi bayrağımızı TEK BİR KİŞİDEN daha fazla seviyoruz.
Bizler ülkemizin kaderini ölümlü olan tek bir kişi ile özdeş hale getirmeyeceğiz.
Bunu için bir yola çıktık ve GELECEĞİMİZİ halkımız ile birlikte şekillendireceğiz.
Aydınlık bir GELECEK dilekleriyle..

Şeklindeki yazısını beğenen Trabzon ilinde basın manşetlerine oturdu.

Bunlarada Gözat

Bir Cevap Yazın :

%d blogcu bunu beğendi: