Güncel Köşe Yazıları

ÇAY VE ÇEKİRDEK

Günlerdir köşe yazımda ne yazsam diye düşünüyorum . Nelerden bahsetsem de size daha yararlı olabilsem de düşüncelerinizi yüreğinizi bir nebze de olsun sıkıcı dünya işlerinden bir kaç dakika uzaklaştırsam diyordum.

Bugünler de gittiğim etkinlikler dahilinde eleştirisel mi yazsam diye de düşünmedim değil .Yalova’nın nostalji günlerinden mi bahsetsem diye de düşündüm o da ayrı ..

Fakat bir önceki gün ve bugün yaşadıklarımla öyle hızlı gelişmeler yaşandı ki bu gelişmeler sonucu biraz kendimden biraz sizden biraz bundan biraz şundan diyerek toparlamaya çalışacağım. Çay ve çekirdek dememin sebebi de alın çayınızı çekirdeğinizi okuma ya başlayın .

Yalova’nın en soğuk günlerine adım atacağımızı söyleyen meteoroloji yetkilileri karlı havaların geleceğini de açıkladı. Ne kadar özlemiştik değil mi ? Bembeyaz örtüsü ile sabah yağan kar gözlerimizi kamaştıran rengi ellerimizi donduran sızısı sıcak odanın içindeki odun kokusu önümüze gelen ıhlamurun tadı hatta kestanenin çıtırdayan lezzeti … Anılara biraz daha katalım Ebru derseniz akşam saatinde ”bozaaaa kaymak gibi bozaaaa” sesini bile duyar gibi olursunuz. Yalova anılarımız çok aslında hepimizin birlik ve beraberlikle geçirdiğimiz günlerimiz …

Zaman su gibi akıp geçti. Yaşlarımız büyüdü. Çocukluğumuzdan sadece dostlarımız kaldı. Zamanın bu döneminde elimizde kalan dostlarımızın bile kıymetini bilemedik. Yitirdiklerimiz arayıp soramadıklarımız sokakta karşılaşsakta selam vermeden geçtiklerimiz oldu.

Zor zamanlar gerçekten esnafımızla eskiden merhabalaşırdık. Hayırlı işler dilerdik. Nasılsın nasıl geçiyor günün derdik. Ne oldu bize ? diyemeden edemiyorum.

Sanata ve sanatçıya saygı sanatçının izleyicisine saygısı verdikleri mesajlar hep birinci sırada gelirdi. Hayatımızın en önemli tik noktasını oluştururdu. Tiyatroya gitmek eğitici bilgilerle yoğrulmak. Biz biraz farklı bir nesildik diye düşünüyorum. Eğitim ve öğretimde sanat ve sanatçı kavramının birebir öğretisiyle yoğrulduk. Eğitmenlerimiz saygı değer öğretmenlerimize çok teşekkür ederim.

Sanatçı tiyatroda gaf yapmaz. Sanatçı oynadığı oyunda her ne tarzda olursa olsun gelen izleyiciyi küçümsemez saygısız davranamaz. Bu durum da karşılaşan izleyici geçmiş yıllarda olsa idi. Salonu terk ederdi. Şimdi görüyorum ki bel altı olan oyunlarda hakaret ve gaflar gırla giderken kendilerine karşı söylenen sözlere aldırmadan umursamadan izlemeye kahkaha atmaya devam ediyorlar.

Sanatçı mutlaka eğitimli olmalıdır. Yoksa sanatçı izlemeye gelenlere hiç bir bilgi kazandıramaz.

Bugün yine farklı bir gün yaşadım. Yin ve Yang’ın hayatımızdaki muhteşem uyumunu fark ettim . Sizde de oluyordur. İyi ve kötünün iç içe kaldığı dönemler.

2020 Nasıl bir sene desem hepiniz şikayetçisiniz biliyorum.Bu sene biraz sıkıntılı başladı. Hepimiz biraz iyi ve biraz kötü olaylara maruz kaldık. Olur böyle durumlar insanız başımıza ne gelecek bilemeyiz.

Ben ne zaman kötü bir durumla karşılaşsam Rabbim bilsin der geçerim. Bir ölüme çare yok . Her kötünün içinde iyi, her iyinin içinde kötü bir durum var. Denge böyle kuruluyor.

Yin Yang sembolü, evrendeki karşıt kutupları ve bu kutupların ilişkisini ortaya koyar; varlıkların birbirini içeren bütünlüğünü simgeler.

Yer ve gök, kadın ve erkek, karanlık ve aydınlık gibi birbirini bütünleyen, biri olmadan diğerinin olmadığı, zıtlıkları anlatan sembolün ortasındaki kavis sonsuz değişimi, her iki tarafın içindeki bir diğerinin rengini taşıyan noktalar ise zıtlıklıkların birbirlerinin içindeki varlığını temsil eder.

Cehalet, bilgi karşısında her zaman daha güçlüdür. Çünkü cehalet kabadır. Bilgi, nazik.
Kötülük, iyilik karşısında daha güçlüdür.
Kötülük, kaçınılmaz olarak gücü içerir.
Gücü içermediği takdirde kötülük, aciz bir fesatlıktan başka bir şey değildir.
Sonuç olarak; kötü insan, iyi insandan daha güçlüdür. Uygarlık tarihi bunun örnekleriyle doludur.
Cahil insanın sesi, bilge insandan daha çok ve daha yüksek çıkar. Cahilin sözü bilgeninkinden daha çok duyulur.
Cahil insan, bilge insana hakim olduğunda felaket ve adaletsizlik kaçınılmaz olur.
Ama Kötülük ve iyiliğin, cahillik ve bilgeliğin, karanlık ve aydınlığın, siyah ve beyazın mücadelesi her zaman devam eder.

Hayat akarken, iyilik ve kötülük hikayesi hep olacak. İyi mi – kötü mü olacağımıza, bilgeliğin mi – cahilliğin mi peşinden gideceğimize karar vermek ise bizim seçimimiz.
Hayatımızdaki gibi iyi ve kötünün iç içe yaşadığımız durumlarda olduğu gibi …
Hayat bize ne sunar bilinmez . Hep bir istediğim hep ikinci plana kaldı. Dilerim sizin istedikleriniz ömrünüzün sonuna kadar her zaman sizin olsun .
Huzurlu sağlıklı şanslı mutlu yarınlar diliyorum.

Bunlarada Gözat

Bir Cevap Yazın :

%d blogcu bunu beğendi: