Güncel Köşe Yazıları

BEYAZ ATLI ŞİMDİ GEÇTİ BURADAN

2018 Yılının kasım ayıydı. Sonbahar, ağaçların yapraklarını dökmekte idi. Yalova da arabacılar sokakta Utku Köşedar ve Aliço abim ile bir konuda görüşmek için buluştuk. Yan masada elinde gazete siyah çerçeveli gözlüklü tebessümlü bir abi oturmakta idi. Kafe’nin Kapısından giren tanıdık simalara selam verip tekrar gazetesini okumaya devam etti.

Dikkatimi çekmesinin sebebi o kafe ortamında klasik giyimi ile yarı ciddi görünümü ile kafe kapısını takip ederek selam verenlerin selamını almasıydı. Ali abim Mehmet abiyle tanışıyor musun Ebru ” dedi. Hayır der gibi iki yana başımı salladım. ” O halde gel tanıştırayım ” dedi.

Yan masaya şöyle bir bakıp ” Mehmet abi bu bizim Ebru …… gazetesinde köşe yazarlığı yapıyor” dedi. Yan masa da oturan Mehmet abi gözlüğünü çıkarıp gazetenin üzerine bıraktı. ” Tanıyorum Ebru’yu yazılarını da takip ediyorum. Beni Yalova ‘nın eski günlerine götürüyor. Memnun oldum kızım , yazıların içinde ayrıca teşekkür ederim ” dedi. O gün yazdığım yazıların en çok okunan yazı olduğunu ve en büyük takipçilerimin arasından Mehmet abiyi tanıdığım gündü.

İlerideki günlerde bir çok konser etkinliğinde karşılaştık. Bana nasihatler verdi. Yazdığım gazeteden ayrıldığım zaman ise en çok destek veren yine kendisi olmuştu. Bana bu yazılara ara verme sen yine de yazmaya devam et dedi. Ben senin yanında desteğin olacağım kızım ne zaman başın sıkışırsa bana yaz . Yanında sana her zaman destek olacağım derdi.

Geçen sene Facebookta yazdığım eleştiri paylaşımımdan şikayet alarak mahkemeye sevk edildim. Mehmet abi telefon açtı. ” Nedir mahkeme açıkla bakalım kızım?” dedi. Bende anlattım . ” Sen üzülme dur bakalım bunun bir çaresini buluruz” dedi. ” Senin yazı işlerin nasıl gidiyor var mı bir gelişme ” ” var abi ” dedim Yalova Forum için daha yeni adımlar atıyorduk. Ama Mehmet abimin haberi olmuştu. ” Aman kızım basılı gazete olsun , bizim yaştakiler bu dijital olanlardan bir şey anlamıyoruz .” demişti. Bende ” Basılı gazete olacak, abim ” demiştim.

Mehmet abim beni mahkeme sürecinde de yalnız bırakmadı. Yalnız değilsin diyerek hep mesaj yazdı. En son Mahkememe 3 ay kala beni aradı. Ben konuştum. Fedai Doğruyol senin davana bakacak görüş onunla kızım dedi. Mahkemem beraatla sonuçlanır sonuçlanmaz Mehmet abime mesaj çektim. Çok memnun olduğunu fakat kendisinin korona olduğunu evde karantinada olduğunu belirtti. Geçmiş olsun abim var mı yapabileceğim birşey dediğim halde yok kızım teşekkür ederim. ” dedi. Cuma günü konuşmamızın ardından pazartesi yazdığım halde dönüş yapmamıştı.

Can dostum Kubilay’dan Mehmet abimin Pazartesi sabahı yoğun bakıma kaldırıldığını öğrendim. Yıkılmamak için zor tutuyordum kendimi dualar ettim. Ne olursa olsun bana haber verin dedim. Plazma ihtiyacı olursa haberim olsun dedim. En son aldığım haber beni daha da yıktı. Mehmet Abim entübe olmuştu.6 Gün uyutulacaktı. Bir kaç gün evvel İstanbul’dan getirtilen bir ilaç ile tedaviye cevap verdiğini söylemişlerdi. Fakat Mehmet abim dayanamadı. Tüm sevenlerine gülümseyen tebessümü ve şiirlerini bırakarak gitti.

Yazıların içindeki kelimeler anlatmaya çalıştıkça kifayetsiz kalıyor. Sevilen insan olmak şu zamanda o kadar zor ki …

Mehmet Abimizi her seven dostu kardeşi paylaşımlar yaptı . Sosyal Medya kirli görüntüsünü bugün gözü yaşlı, şiirli, sanat müzikli paylaşımlara bıraktı. Sevenlerinden Efsane dediği Kubilay Salman’ın Kalemine bir göz atalım .

Kubilay Salman ( Çalıkuşu Kabare’de Sanatçı – Şair) -acısını son nefesime kadar hep içimde hissedeceğim değerli dostum ..abim sevgili Mehmet ÖZÇELİK ile. Çok değil. Yaklaşık 1 ay önce bir mekanda oturup ikişer kadeh rakı içtik…kendisi de benim gibi şarkılı türkülü ortamları çok severdi…yanında da rakı oldu mu keyfimiz tam olurdu. Bağlama çalan arkadaş a yakın oturuyorduk. Abi istediğin bir parça var mı dedim.. o anda hiç birimizin aklında olmayan ama sevilen bir parçayı mırıldandı. Bunu çalar mısın dedi…arkadaş da elinden geldiğince söyledi…o parça. BEYAZ ATLI ŞİMDİ GEÇTİ BURADAN isimli şarkıyıdı…ve şimdi gözlerim dolarak…kaçıncıyı dinliyorum bilmiyorum…anladım ki beyaz atın süvarisi yorulmuş…Mehmet abi….ne dilim. Nede gönlüm söyleyemiyor o kelimeyi…şiirler ülkesine gittin….diyebiliyorum ancak…

Demiştim ya hani yazımın orta yerlerinden bir yerde kelimeler kifayetsiz kaldı . Sessiz kaldı. Şiirler öksüz, kimsesiz sahipsiz kaldı. Yine yakın dostlarından Suat Sözen’in yazısını sunuyorum.

Suat Sözen – Mehmet beyin değerli dostları. Kıymetli ve 30 yıllık kadim dostum ,ağabeyim, sırdaşım ,kötü gün dostu ,Şair, Güftekar, Yazar Mehmet Özçelik #covid19 (Korona virüs) nedeniyle, yatmakta olduğu Yalova Devlet Hastanesinde hayatını kaybetti, TARİFSİZ VE DERİN BİR ÜZÜNTÜ İÇİNDEYİM.

Mehmet Özçelik Abimizin Şiirlerini müziğe dönüştüren Büyük üstatlardan Sayın Şef Faruk Ömer Özkan’ın Kaleminden duygu ve düşüncelerini sizlerle paylaşıyorum.

Faruk Ömer ÖZKAN – O İYİ İNSANLAR O GÜZEL BEYAZ ATLARA BİNİP GİTTİLER…Sevgili şair arkadaşım Mehmet ÖZÇELİK, ansızın , hiç beklenmedik bir anda , beyaz atına binerek aramızdan uçup gitti. Sevgili arkadaşımın acı kaybını gözyaşları içinde yazmaya çalışırken , daha birkaç hafta önce karşılıklı kahvelerimizi yudumlarken yaptığımız o samimi, sıcacık sohbetimiz hafızamda taptaze duruyor. O gün konuştuklarımız güncel olaylardı ve ağırlıklı olarak Pandemiydi. Vakaların artış hızı ikimizi de endişe içinde bırakmıştı, nasıl korunmamız gerektiğini birbirimize aktarıyorduk. O bana ‘’ aman hocam kendine çok dikkat et, insanlarla fazla iç içesin bu işin hiç şakası yok’’ derken, ben de ona dikkat ettiğime dair benzer sözlerle karşılık vermiştim. Bir hafta sonra telefonla konuştuğumuzda ailece Covit 19 kaptıklarını ve evde karantina altına girdiklerini söylediğinde şok olmuştum.*Sevgili arkadaşım da pek çok insan gibi, okulların açılmasıyla bir anda alevlenen salgının eve taşınmasıyla hastalanmıştı. Hastalık birkaç gün içinde ilerleyip, sevgili arkadaşımızı yoğun bakım servisinde entübe noktasına getirmişti ve on gün içinde de aramızdan almıştı.*Mekanı cennet olsun , Yalova için çok önemli bir değeri kaybettik. Sanatçı kimliği ile asıl mesleğinin dışında ilimizde ve sanat camiasında tanınmış ve çok sevilmişti. İyi bir aile babası ,dürüst , samimi , sevecen, özverili, nazik ve nüktedan kişiliği ile kalplerimize kurulmuştu. Fenerbahçe ve Türk Sanat Müziği yaşamının en önemli iki olgusuydu .*Yaklaşık 40 senelik bir dostluk vardı aramızda , pek çok ortak anılarımız ve ortak şarkılarımız olmuştu. Ortak dostumuz merhum şair Ahmet BAĞCI’nın vefatının ardından yazdığı şiir ‘’ BİRBİR SÖNÜYOR IŞIKLAR ‘’ ilk ortak şarkımız olmuştu . Yalova Musiki Derneğinin en sadık izleyicisiydi desem abartılı olmaz. Kaçırdığı konser ve etkinlik yok gibiydi , benimle beraber değişik şehirlerdeki konserlere katılmaktan büyük keyif alırdı. Yalova dışındaki müzik camiası da bu sebeple Mehmet Özçelik’i iyi tanırdı. Vefatı bu sebeple camiamızda büyük bir üzüntüye sebep oldu. İnanın yüreğim adeta yanıyor.

Mehmet ÖZÇELİK Abimiz bu dünyadan gitti ama bize şiirlerini , şarkılarını ve en önemlisi nasihatlarını bıraktı. Rabbim rahmet eylesin. Nur içinde uyu abim. Şiirlerin bize emanet , UNUTULMAYACAKSIN…..

OKUYUN ÇOCUKLAR

Giyin önlüklerinizi
Koşun okullara çocuklar
.Öğretmenler sizi bekliyor.
Okuyun çocuklar.
Karanlığı yırtmak için,
Yobazlığı yıkmak için,
Cahilliği kırmak için
Okuyun çocuklar.
İyi , güzel günler için,
İnsanların kardeş olması için,
Daha onurlu bir yaşam için
Okuyun çocuklar.
Kula kul olmamak için,
Kendinizi bilmek için
Atatürk’ü anlamak için,
Önce insan olmak için
Okuyun çocuklar ,
== Mehmet Özçelik, Eylül 1996

Bunlarada Gözat

Bir Cevap Yazın :

%d blogcu bunu beğendi: