Köşe Yazıları

Adı İnsanlık …

İnsanlar onlara ne yaptığınızı da unutabilirler. Ama insanlar, onlara kendilerini nasıl hissettirdiğinizi asla unutmazlar. Her gün insanlık adına yeni bilgiler öğreniyoruz. Her gün bu yeni bilgiler bilim adına yeniden karşımıza çıkıyor. Bilmediğimiz en açık yönü ise insanlığımızı kaybettiğimiz bu günler de bir kere daha yanıldığımızı göstermek. Bugün yine sokaklarda dolaşırken karşıma çıkan her kişiyi gözlemledim. Yaşadığımız hayatta insana verdiğimiz değerin ne kadar az olduğunun farkına vardım.

Yaşlı teyze yolda zar zor yürürken bir anda yandaki dükkâna doğru yalpaladı. Dükkânın yan duvarına yaslandı. Uzun bir nefes aldı. Adımlarımı yavaşlattım. Dükkân sahibi dükkânının önünde küçük bir taburede otuyordu umursamaz bir şekilde kafasını teyzeye şöyle bir çevirip tekrar yola bakmaya devam etti. Teyze yine derin bir nefes aldı. Ufak adımlarla belini tutarak yoluna devam etti.

Adımlarımı hızlandırdım. Yanına yaklaştım.

‘’ – Yardım edebilir miyim?

– Teşekkür ederim kızım az kaldı evime yaşlılık değersiz durumdayız artık ölsek de bir kalsak da bir insanlığın değeri bitmiş. ‘’

Tokat gibi çarptı yüzüme bu kelimeler yüreğimi acıttı. Nereden nereye geldik. Eskiden duyardık ta ayıplardık, değil mi?

* İnsanlar her zaman kahraman olamazlar ama her zaman insan olabilirler. — Benjamin Franklin

Sokağımızdaki yaşlılara bile hürmetimiz kalmamış. Gençlere ve küçüklere nasıl öğreteceğiz.

Dilimizle anlatmayla öğretemeyiz. Hareketlerimizle göstermeliyiz.

Yaşadığımız hayatta dostlarımızdan da eser kalmamış. Hâlbuki ne güzel günlerdi. Radyoda çalıştığım günler…

Yalova FM’de dostluğun değerini öğrendim ben huzurun bir ekmeği bölüp de paylaşıldığı günleri geçirdim. Bugün ise yüzlerimize bakmıyoruz. Sokakta gördüğümüzde yüzümüze bakıp başımızı çeviriyoruz. Ne oldu? Öldük mü?

* İnsanlar onlara zarar verildiklerinde insana özgü yanlarını yer yer kaybederler. – Platon

Bugün sırtımızı çeviriyoruz en yakın dostumuz kardeşimiz dediğimiz insana neresinde yaşıyoruz biz bu hayatın, adını koyamadığımız bu insanlığın…

* İşleyebileceğiniz en büyük günah, başkasından nefret etmek değil, ona kayıtsız kalmaktır. İnsanlık dışı olmanın özü nefret değil kayıtsızlıktır. — George Bernard Shaw

90’lı yıllarda bahçeli evlerde donanma sokakta en güzel dönemlerim geçti. Sabah sütçümüzün korna sesiyle uyanırdık. Tencere sesleri sokaktan yükselen günaydın sesleriyle bütünleşirdi.

Balkona hazırlanacak kahvaltıyı tepsiyle götürüp derin deniz kokusunu içimize çekerdik. Süt alan teyzelere günaydın dedikten sonra eğer o gün sabah kahvesi var ise söylenilecek kişilerin listesi bile sesli şekilde duyurulur o sesliliğe karşı bile kimse kimseyi yadırgamazdı.

Sokakta gördüğümüz tanıdığımız olursa selamlaşmayı bırakın konuşmaktan işe geç kalırdık.

Ne oldu bize? İnsanlığımız dostluğumuz nereye gitti?

BÜYÜK İNSANLIK

Büyük insanlık gemide güverte yolcusu

Trende üçüncü mevki

Şosede yayan

Büyük insanlık.

Büyük insanlık sekizinde işe gider

Yirmisinde evlenir

Kırkında ölür

Büyük insanlık.

Ekmek büyük insanlıktan başka herkese yeter

Pirinç de öyle

Şeker de öyle

Kumaş da öyle

Kitap da öyle

Büyük insanlıktan başka herkese yeter.

Büyük insanlığın toprağında gölge yok

Sokağında fener

Penceresinde cam

Ama umudu var büyük insanlığın

Umutsuz yaşanmıyor

7 Ekim, Taşkent, 1958 Nazım Hikmet RAN

Adını koyamadığımız bugünlerdeki davranışlarımızın hislerimizin daha iyiye yardımseverliğe

Dostluğa kapılarını açacağını umuyorum. Umut ediyorum.

Adı da İnsanlık olsun diyorum. Mutlu ve umutlu haftalar…

 

 

 

 

 

 

Bunlarada Gözat

Bir Cevap Yazın :

%d blogcu bunu beğendi: